<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sağlık Haberleri, Zayıflama Haberleri, carlylefixmanorcarenow.org</title>
	<atom:link href="http://carlylefixmanorcarenow.org/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://carlylefixmanorcarenow.org</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 12 Apr 2012 07:56:40 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.1.4</generator>
		<item>
		<title>Ailenin acısını paylaştı</title>
		<link>http://carlylefixmanorcarenow.org/ailenin-acisini-paylasti</link>
		<comments>http://carlylefixmanorcarenow.org/ailenin-acisini-paylasti#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 12 Apr 2012 07:56:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[acısını]]></category>
		<category><![CDATA[Ailenin]]></category>
		<category><![CDATA[paylaştı]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[Kırgınlığı unutup taziyeye koştular Kıvanç Tatlıtuğ ve Songül Öden, “Gümüş” dizisinde dedelerini canlandıran ancak haklarındaki bir açıklaması nedeniyle kırgın oldukları Ekrem Bora’nın vefat haberini alır almaz evine koştu Pazar günü öğlen saatlerinde akciğer ödemi nedeniyle tedavi gördüğü hastanede vefat eden Türk sinemasının efsane aktörü Ekrem Bora (80), bugün son yolculuğuna uğurlanıyor. Bora’nın ölüm haberini alan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kırgınlığı unutup taziyeye koştular<br />
Kıvanç Tatlıtuğ ve Songül Öden, “Gümüş” dizisinde dedelerini canlandıran ancak haklarındaki bir açıklaması nedeniyle kırgın oldukları Ekrem Bora’nın vefat haberini alır almaz evine koştu</p>
<p> Pazar günü öğlen saatlerinde akciğer ödemi nedeniyle tedavi gördüğü hastanede vefat eden Türk sinemasının efsane aktörü Ekrem Bora (80), bugün son yolculuğuna uğurlanıyor. Bora’nın ölüm haberini alan pek çok ünlü isim de önce hastaneye ardından sanatçının Göztepe Kemal Sunal Sokak’taki evine gidip ailesine başsağlığı diledi. Bu isimler arasında haklarında geçen yıllarda yaptığı açıklama nedeniyle Ekrem Bora’ya kırılan Kıvanç Tatlıtuğ ve Songül Öden de vardı. İki ünlü yıldız kariyerlerinde dönüm noktası olan “Gümüş” dizisinde dedelerini canlandıran ve yıllarca beraber kamera karşısına geçtikleri Bora’nın vefat ettiğini öğrenince çok üzüldü.<br />
<span id="more-89"></span><br />
Ailenin acısını paylaştı<br />
 Cumartesi gecesi Umman Sultanlığı’nın başkenti Maskat’ta düzenlenen ‘Uluslararası Maskat Film Festivali’ne katılan Tatlıtuğ ve Öden İstanbul’a döner dönmez ayaklarının tozuyla taziye evine koştu. Çok duygulanan Tatlıtuğ, yaklaşık 1 saat evde kalıp Bora’nın ailesinin acısını paylaştı.<br />
 Ekrem Bora geçen yıllarda katıldığı bir magazin programında eşinden bir türlü boşamayan Songül Öden’in  Kıvanç Tatlıtuğ’la “Gümüş”ün setinde beraberlik yaşadıklarına “Kıvanç’a sette aşk olmaz dedim. Beni dinlemedi, götürdü” diyerek vurgu yapınca iki genç yıldız da Bora’ya tavır almıştı.<br />
<!--more--><br />
Kocası delil yapmıştı<br />
 Ardından Tatlıtuğ Bora’yla ilgili Cine 5’te hazırlanan belgesel için de görüş vermek istememişti. Songül Öden’in eşi de Bora’nın açıklamasını boşanma davasında delil olarak kullanmıştı. Bora’nın vefatı bütün bu geçmişteki kırgınlıkları ortadan kaldırdı.<br />
 Pazar akşamı sinemanın dev ismi Ekrem Bora’ nın ailesine taziyede bulunmaya gelen isimler arasında Çolpan İlhan ve Ediz Hun vardı. Usta aktör Ediz Hun, Ülkenin büyük bir sanatçısını kaybettiğini belirterek, “Uzun yıllar birlikte çalıştık. Kader birliği yaptık. Tabii yaş hükmü icra ediyor demek içimden gelmiyor. Daha sağlıklı günlerimiz olabilirdi. Kaybından büyük üzüntü duyuyoruz. Mekanı cennet olsun” diye konuştu. Çolpan İlhan, “Artık bu acılar bizi çok farklı bir yere götürüyor. Hayatımız beraber geçti. Çok üzgünüz. Başımız sağolsun” diyerek acısını paylaştı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://carlylefixmanorcarenow.org/ailenin-acisini-paylasti/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>FIFA’nın futbol sahalarına getirdiği yasak temmuzda ortadan kalkabilir</title>
		<link>http://carlylefixmanorcarenow.org/fifanin-futbol-sahalarina-getirdigi-yasak-temmuzda-ortadan-kalkabilir</link>
		<comments>http://carlylefixmanorcarenow.org/fifanin-futbol-sahalarina-getirdigi-yasak-temmuzda-ortadan-kalkabilir#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 11 Apr 2012 05:32:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[FIFA’nın]]></category>
		<category><![CDATA[futbol]]></category>
		<category><![CDATA[getirdiği]]></category>
		<category><![CDATA[kalkabilir]]></category>
		<category><![CDATA[ortadan]]></category>
		<category><![CDATA[sahalarına]]></category>
		<category><![CDATA[temmuzda]]></category>
		<category><![CDATA[yasak]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[Öğrenciye çözüm ararken küresel futbolu uzlaştırdı Hollandalı tasarımcı Cindy van den Bremen başörtüsü yüzünden dersten atılan bir öğrencinin sorununu halletmeye karar verdi. Yaptığı tasarım sayesinde, FIFA’nın futbol sahalarına getirdiği yasak temmuzda ortadan kalkabilir Hollandalılar pratik insanlar; uzlaşma kültürüne de doğuştan eğilimliler. Çözüm buldukları tartışmalara bu ay bir yenisi eklendi. Eindhoven’lı tasarımcı Cindy van den Bremen’in [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Öğrenciye çözüm ararken küresel futbolu uzlaştırdı<br />
Hollandalı tasarımcı Cindy van den Bremen başörtüsü yüzünden dersten atılan bir öğrencinin sorununu halletmeye karar verdi. Yaptığı tasarım sayesinde, FIFA’nın futbol sahalarına getirdiği yasak temmuzda ortadan kalkabilir</p>
<p>Hollandalılar pratik insanlar; uzlaşma kültürüne de doğuştan eğilimliler. Çözüm buldukları tartışmalara bu ay bir yenisi eklendi. Eindhoven’lı tasarımcı Cindy van den Bremen’in üniversitede bitirme tezi olarak hazırladığı spor başörtüsü, yılan hikayesine dönen bir meseleye nokta koyuyor. FIFA’nın kadın futbolunda uyguladığı başörtüsü yasağı, sonradan Capsters markasına dönüşen bu tasarımla ortadan kalkmak üzere.<br />
<span id="more-88"></span><br />
BM Genel Sekreteri bile devrede<br />
Filmi biraz geriye saralım. FIFA 2007’de kadın futbolcuların başörtüsü takmasını emniyet gerekçesiyle yasaklamıştı. Karar sert tartışmalara yol açtı. Başta İran olmak üzere bazı Müslüman ülkelerin federasyonlarından kuvvetli itirazlar yükseldi. Eleştiri tonu bir dönem öyle şiddetlendi ki Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki-moon bile devreye girerek yeni düzenleme getirilmesini istedi. Sonuç çıkmadı&#8230;<br />
Ta ki bu ayın başına kadar&#8230; FIFA’nın Asya’dan sorumlu asbaşkanlığını yürüten Ürdün Prensi Ali Bin El Hüseyin,<br />
<!--more-->3 Mart tarihinde, konuyla ilgili toplanan komiteye yeni bir fikir sundu: Cindy van den Bremen’in Capsters’ı&#8230; Çantasından çıkardığı esnek, çıtçıtlı ve havadar başörtüsü yetkilileri tatmin etti ve yasağı düşürdü. Bu temmuz ayında başörtüsü sahalara geri dönüyor.</p>
<p>Bitirme tezi üzerinde çalışıyordu<br />
Mesele küresel, çözüm yerel&#8230; Üstelik de hemen her buluş gibi biraz tesadüfi. Van den Bremen, Capsters’ı başörtüsünün serbest olduğu Hollanda’daki tek bir öğrencinin probleminden yola çıkarak tasarladığını anlatıyor: “1999’da üniversitede bitirme tezime çalışırken bir hikaye gözüme çarptı. Hollanda’da bir lise öğrencisi, başörtüsü yüzünden beden eğitimi dersinden atılmıştı. Konu yargıya taşındı ve mahkeme eğitimcilerin gerekli gördüğü durumlarda emniyet gerekçesiyle başörtüsünü yasaklayabileceğine hükmetti. Alternatif olarak bone ve balıkçı yaka kazak kombinasyonu sunuluyordu. Kararı okuyunca meselenin örtünmeyle değil nasıl örtünüldüğüyle ilgili olduğunu düşündüm. Tasarımcı olarak uzlaşma sunmaya karar verdim.”<br />
<!--more--></p>
<p>Kocası Türkiye kökenli bir Hollandalı<br />
Van den Bremen’in bulduğu uzlaşma, basit gelecek ama, esasen çıtçıttan geçiyor. Mesele örtünün nefessiz bırakma ihtimalini ortadan kaldırmak. Düğüm yok, iğne yok, bone türü başlıklara da gerek yok. Capsters’ın alametifarikası bağlanmaması&#8230;Tasarımcı, ürününün günlük kullanımda da spor karşılaşmalarında da rahat ve esnek malzemesi sayesinde kafadan çıkmadığını, dolayısıyla şal ve geleneksel başörtülerine bir alternatif olduğunu söylüyor.<br />
<!--more-->Van den Bremen, Türkiye kökenli bir Hollandalıyla evli. Kendisi Müslüman değil ama Hollanda’daki Müslüman toplumunu yakından tanıyor. Özellikle yoksul bölgelerdeki Müslüman kadınlarla geliştirdiği sosyal projeler aracılığıyla bir araya geliyor. Bir yandan da Eindhoven’daki Teknoloji Üniversitesi’nde (TU/e) tasarım dersi veriyor.</p>
<p>Başörtülü kadınlar atölyeye davetli<br />
Sporcular için başörtüsü tasarlamasaydı muhtemelen hayatı sadece bu dersler ve projeler ekseninde ilerleyecekti. Ama daha mezun olur olmaz işler değişmiş, teklifler ve sipariş yağmaya başlamış: “Sadece şu kızın derdini çözmeye çalışıyordum. Belki bir-iki arkadaşının daha&#8230; Ama tezimi yayımladıktan sonra, hem Hollanda’dan hem de yurt dışından siparişler gelmeye başladı. Okul müdürleri, beden eğitimi öğretmenleri, öğrenciler&#8230; İhtiyacı görünce, bir arkadaşımla Capsters’ı kurduk. İlk dükkanımızı da internette açtık.”<br />
<!--more-->Capsters bugün aerobik, koşu, açık hava ve takım sporları için başörtüsü üretiyor ve internet mağazasının yanı sıra 10’u aşkın ülkede reyonlarda satılıyor. Dünyanın her tarafından kullanıcılar, Facebook sayfası üzerinden görüş ve ihtiyaçlarını bildiriyor. Van den Bremen’e göre, bir tasarımcı için daha iyi bir çalışma ortamı bulmak zor: “Koşucular için tasarladığımız modelimizi (Runners) Facebook sayfamıza gelen öneriler üzerinden yaptık. Ama tez sırasındaki çalışma biçimimi de koruyorum. Burada, Eindhoven’daki atölyemize başörtüsü kullanan kadınları davet ediyoruz ve onların görüşleri üzerinden çalışıyoruz.”<br />
Son kullanıcının önerileriyle üretilen bu tasarımlarla, uluslararası sanat camiası da ilgileniyor. Van den Bremen’in yaptığı ilk<br />
dört iş, bugün New York’taki Modern Sanatlar Müzesi’nin (MoMA) koleksiyonunda. Capsters ayrıca, Japonya’da da Good Design Award’a layık görüldü. Tasarım çevrelerinde de isabetli bir “sosyal tasarım” örneği olarak dikkat çekiyor.<br />
Capsters’ın futbol gündemine oturmasının nedeniyse bir başka Hollandalının dikkatini çekmesiydi. Ürdün Kadın Milli Futbol Takımı’nı çalıştıran Hesterine de Reus geçen sene Capsters’ın takım sporları modelini görünce bu konu hakkında bir süredir kafa patlatan Prens Ali’ye götürüp “bir de bunu inceleyin” dedi. Hikâyenin gerisini artık biliyorsunuz.<br />
<!--more--></p>
<p>İran Kadın Milli Futbol Takımı hükmen yenik sayıldı<br />
<!--more--><br />
FIFA, 2007’de kadın futbolcuların başörtüsü takmasını yasakladı. Gerekçe olarak da geleneksel örtülerin maçlarda tehlike yaratması ihtimalini gösterdi. Örneğin fiziki bir temas sırasında örtünün boynuna dolandığı sporcuyu nefessiz bırakabileceği düşünülüyordu. FIFA’ya göre başını örtmek isteyen kadınlar yüzücü bonesi kullanmakta serbestti. Kulakların ve boynun açıkta kalması şartıyla&#8230; Yasak büyük gürültü kopardıysa da esas kargaşa 2011 haziranında yaşandı. İran Kadın Milli Futbol Takımı o tarihte olimpiyat vizesini almak için Ürdün’le oynayacaktı. Ama maç başlamadan bitti. Sebep, İranlı sporcuların formalarının boyunlarını da kapatmasıydı. Hükmen yenik sayılan takımın olimpiyat rüyası sona ermişti. Bunun üzerine İran Cumhurbaşkanı Ahmedinecad devreye girip meseleyi siyasi zemine çekti. FIFA’ya çatarken ağır ifadeler kullanıyordu: “Bunlar kendi hayat tarzlarını başkalarına dayatan diktatör ve kolonyalist insanlar.”</p>
<p>“Müslüman değilim ama&#8230;”<br />
<!--more--><br />
* Başörtüsünü tasarlarken Müslüman kadınlarla beraberdiniz, nasıl karşıladılar?</p>
<p>Müslüman olmadığım ve başörtüsü de kullanmadığım için proje sırasında biraz gergindim. Hassas bir mesele sonuçta. Vaktimi araştırmayla geçirdim. Kadın derneklerine gittim; başörtüsü takan ve takmayan kadınlarla, genç kızlarla konuştum. Motivasyonlarını, fikirlerini ve geçmişlerini öğrendim. Bana kucak açtılar. Müslüman olmadığım halde spor ve başörtüsüyle ilgili sorunlarına çözüm aramam hoşlarına gitmişti.<br />
<!--more--><br />
* FIFA’nın yasağı şu anda hangi aşamada?</p>
<p>Ürdün Prensi ile aylardır çalışıyoruz. Şimdi önümüzde güvenlik testleri var. Onlar da onaylanınca yasak temmuzda kalkacak. Tekvando ve ragbide zaten serbest. Kadınların başörtüleriyle futbol oynamasına izin vermenin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Çünkü bu sporcular yerel rol modelleri olarak ön plana çıkıyor. Hem bir kadının örtünüp örtünmeme tercihi de kendine bırakılmalı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://carlylefixmanorcarenow.org/fifanin-futbol-sahalarina-getirdigi-yasak-temmuzda-ortadan-kalkabilir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yaz saati uygulaması</title>
		<link>http://carlylefixmanorcarenow.org/yaz-saati-uygulamasi</link>
		<comments>http://carlylefixmanorcarenow.org/yaz-saati-uygulamasi#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 10 Apr 2012 08:15:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[saati]]></category>
		<category><![CDATA[uygulaması]]></category>
		<category><![CDATA[Yaz]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[Yaz saati vücudu olumsuz etkiliyor Dün başlayan ve ekim sonunda bitecek yaz saati uygulamasının insan ve hayvan psikolojisine zarar verdiği bildirildi Alman bilim adamları, Avrupa ve Türkiye’de eş zamanlı başlayan ve Ekim ayının sonunda bitecek yaz saati uygulamasının insan ve hayvan psikolojisine zarar verdiğini açıkladı. Gün ışığından daha fazla faydalanmak ve elektrik tasarrufu yapılması için [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yaz saati vücudu olumsuz etkiliyor</p>
<p>Dün başlayan ve ekim sonunda bitecek yaz saati uygulamasının insan ve hayvan psikolojisine zarar verdiği bildirildi</p>
<p><span id="more-87"></span><br />
Alman bilim adamları, Avrupa ve Türkiye’de eş zamanlı başlayan ve Ekim ayının sonunda bitecek yaz saati uygulamasının insan ve hayvan psikolojisine zarar verdiğini açıkladı. </p>
<p> Gün ışığından daha fazla faydalanmak ve elektrik tasarrufu yapılması için saatlerin bir saat ileri alınmasının insanların biyolojik saatleri üzerinde olumsuz etkileri olduğunu açıklayan Alman Münster Üniversitesi’nde görevli Profesör Sylvia Kaiser, “Yaz saati uygulaması hormonal değişikliklere sebep olabilir. Bu uygulama uykusuzluk, uyku bozuklukları, iştahsızlık ve depresyona yol açabilir” dedi. Bilim adamları saat değişiminin yarattığı etkilerin birkaç gün içinde geçeceğini söyledi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://carlylefixmanorcarenow.org/yaz-saati-uygulamasi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>insan yapımı kimyasalların, obezitenin ve diyabetin hızlı artışında etkili oluyor</title>
		<link>http://carlylefixmanorcarenow.org/insan-yapimi-kimyasallarin-obezitenin-ve-diyabetin-hizli-artisinda-etkili-oluyor</link>
		<comments>http://carlylefixmanorcarenow.org/insan-yapimi-kimyasallarin-obezitenin-ve-diyabetin-hizli-artisinda-etkili-oluyor#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 05 Apr 2012 09:41:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[artışında]]></category>
		<category><![CDATA[diyabetin]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[hızlı]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[kimyasalların,]]></category>
		<category><![CDATA[obezitenin]]></category>
		<category><![CDATA[oluyor]]></category>
		<category><![CDATA[yapımı]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[Hormon sistemini değiştiriyor Evde, okulda, ofiste, arabada yiyeceklerde bulunan insan yapımı kimyasalların, obezitenin ve diyabetin hızlı artışında etkili oluyor 240 adet bilimsel raporun incelenmesi sonucu ortaya atılan hipoteze göre, plastiklerin ve benzeri yüzeylerin içindeki kimyasal maddeler, bu hastalıkların artışında önemli ve kaçınılmaz bir rol oynuyor. İspanyol profesör Miquel Porta ve Güney Koreli profesör Duk-Hee Lee’nin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hormon sistemini değiştiriyor</p>
<p>Evde, okulda, ofiste, arabada yiyeceklerde bulunan insan yapımı kimyasalların, obezitenin ve diyabetin hızlı artışında etkili oluyor</p>
<p><span id="more-86"></span> 240 adet bilimsel raporun incelenmesi sonucu ortaya atılan hipoteze göre, plastiklerin ve benzeri yüzeylerin içindeki kimyasal maddeler, bu hastalıkların artışında önemli ve kaçınılmaz bir rol oynuyor. </p>
<p> İspanyol profesör Miquel Porta ve Güney Koreli profesör Duk-Hee Lee’nin çalışması, kimi kimyasalların insanların hormon sistemini değiştirdiğini gösteriyor. Bu hormonların bir kısmı, kandaki şekerin düzenlenmesinde, yağ birikiminin ve açlığın kontrolünde rol oynuyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://carlylefixmanorcarenow.org/insan-yapimi-kimyasallarin-obezitenin-ve-diyabetin-hizli-artisinda-etkili-oluyor/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ERKEKLERDE EN SIK AKCİĞER KADINLARDA MEME KANSERİ</title>
		<link>http://carlylefixmanorcarenow.org/erkeklerde-en-sik-akciger-kadinlarda-meme-kanseri</link>
		<comments>http://carlylefixmanorcarenow.org/erkeklerde-en-sik-akciger-kadinlarda-meme-kanseri#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 02 Apr 2012 05:34:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[AKCİĞER]]></category>
		<category><![CDATA[ERKEKLERDE]]></category>
		<category><![CDATA[KADINLARDA]]></category>
		<category><![CDATA[KANSERİ]]></category>
		<category><![CDATA[MEME]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[100 bin kişi tek bir hamleyle kurtulabilir Sağlık Bakanlığı Dünya ve Türkiye&#8217;de kanser rakamlarını açıkladı. Türkiye&#8217;de her yıl 150 bin yeni kanser vakası görülürken bunların 100 bini sadece sigara kullanımının önüne geçilerek önlenebilecek vakalardan oluşuyor. Bu nedenle en başta tütün kullanımının önüne geçmeyi hedefleyen bakanlıktan yapılan yazılı açıklama şu şekilde; Son yıllarda kanser tüm dünyada [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>100 bin kişi tek bir hamleyle kurtulabilir</p>
<p><span id="more-85"></span>Sağlık Bakanlığı Dünya ve Türkiye&rsquo;de kanser rakamlarını açıkladı. Türkiye&rsquo;de her yıl 150 bin yeni kanser vakası görülürken bunların 100 bini sadece sigara kullanımının önüne geçilerek önlenebilecek vakalardan oluşuyor. Bu nedenle en başta tütün kullanımının önüne geçmeyi hedefleyen bakanlıktan yapılan yazılı açıklama şu şekilde;</p>
<p><!--more--><br />
Son yıllarda kanser tüm dünyada artış gösteren bir hastalıktır. Dünya Sağlık Örgütü ve Uluslararası Kanser Araştırma Ajansı’nın verilerine göre 2008 yılında dünya genelinde 12 milyon kişiye kanser teşhisi konulurken, bu rakamın 2030 yılında 26 milyonu aşacağı tahmin edilmektedir. Önümüzdeki yıllarda karşılaşacağımız bu artışın önemli bir bölümü ne yazık ki gelişmekte olan ülkelerde görülecektir. Gelişmekte olan ülkelerde sadece kanser sıklığı değil fakat aynı zamanda kansere bağlı ölümler daha fazla artış gösterecektir. Hastalık yükü ve insan gücü kayıpları ile beraber ortaya çıkacak ekonomik kayıplar da düşünüldüğünde önümüzdeki yıllar içerisinde gelişmiş ülkeler ile gelişmekte olan ülkeler arasındaki farkın daha da belirginleşeceği tahmin edilmektedir.</p>
<p><!--more-->Dünya Sağlık Örgütü’ne göre, kanserde görülen bu artışın temel üç sebebi; yaşlı nüfusta meydana gelen artış, tütün kullanımı ve obezite salgınıdır. 21. Yüzyıl içerisinde kanserle mücadelede ülkelerin bu faktörleri yerinde değerlendirip, akılcı kanser mücadele politikaları geliştirmesi gerekmektedir. Kanser sadece pahalı ilaç vb. tedaviler ile kontrol altına alınabilecek bir hastalık değildir. Bu nedenle, ülkelerin finansal kaynaklarına uygun şekilde esas yatırımlarını kanseri önleme ve erken teşhise yönlendirmeleri gerekmektedir. Unutulmamalıdır ki kanser önlenebilir bir hastalıktır.</p>
<p><!--more-->HER YIL YÜZDE 1-2 ARTIYOR</p>
<p>Kanser sıklığı dünya genelindeki hemen her ülkede yıllık %1-2 oranında bir artış göstermektedir. Çok az sayıdaki gelişmiş ülkede bu artış kontrol altına alınabilmiş ve hatta negatif bir eğilim görülmeye başlanmıştır. Kanser kontrolünde başarılı olan bu ülke örnekleri incelendiğinde, kanserle mücadelenin uzun süreçte başarı göstereceği, özellikle tütün, obezite ve beslenme gibi faktörler üzerinde önleyici tedbirler alınması gerekliliği, meme, rahim ağzı ve bağırsak kanserlerinde de toplum tabanlı tarama programlarının ülke genelinde uygulanması gerekliliği açıktır. Tüm bu faaliyetler neticesinde kanser artışının önüne geçilmesi hiç şüphesiz en az 15-20 yıl gibi sürede olmaktadır. Bu nedenle, kanser politikalarındaki başarının önemli bir unsuru da politik süregenlik olup, kısa süreli yatırımlar yerine uzun soluklu planlamaların yapılabilmesine bağlıdır.<br />
<!--more--></p>
<p>Ülkemiz de kanser verileri uzun yıllar yeterli kalite ve doğrulukta değildi. Sağlıkta dönüşüm programı ile beraber kanser kayıtçılığı üzerine yapılan ciddi yatırımlar neticesinde ülkemiz son yıllarda pek çok uluslararası kurumca da kabul edilen, güvenli kanser istatistiklerine ulaşabilmiştir. Ülke genelinde yıllar içerisinde kanser sıklığında bir artış söz konusudur, ancak bu artışın büyük bölümü kanser istatistiklerinde görülen bu düzelmeye bağlıdır. Özellikle son yıllardaki verilerimiz değerlendirildiğinde ülkemizde de kanserin tüm dünyadaki görülen benzer oranlarda arttığı görülür. Bununla beraber, toplam kanser yükümüz değerlendirildiğinde yine de pek çok ülkenin gerisinden gelmekteyiz. Örneğin meme, kolorektal ve rahim ağzı kanseri gibi pek çok kanser yükünün diğer ülkeler ile kıyaslandığında çok az olduğu görülmektedir. Diğer ülkeler ile kıyaslandığında ülkemiz için esas sorun tütüne bağlı kanserlerdir. Her yıl yeni teşhis edilen 150.000 kanser olgusunun en az 100.000’i direkt olarak sigara kullanımı ile ilişkilidir. Bu nedenle Türkiye için en önemli kanser kontrol yöntemi tütünle mücadeledir. Sadece tütün kontrolü ile ülkemizde görülen kanserlerin üçte ikisinin önlenmesi mümkündür.</p>
<p><!--more--> </p>
<p>ERKEKLERDE EN SIK AKCİĞER KADINLARDA MEME KANSERİ</p>
<p><!--more--><br />
Türkiye kanser haritası incelendiğinde her yıl yaklaşık 150.000 yeni kanser olgusu teşhis edilmektedir. Erkeklerde en sık akciğer kanseri, kadınlarda ise meme kanseri görülmektedir. Bölgelerimiz ve şehirlerimiz arasında kanser sıklığı arasında belirgin bir fark söz konusu değildir. </p>
<p><!--more-->Ülkemizdeki mevcut kanser politikaları ile mücadele eylem planlarımız geçtiğimiz yıl Ulusal Kanser Kontrol Programımız da yayımlanmıştır. Dünya Sağlık Örgütü ile ortaklaşa hazırladığımız bu eylem planı beş ana başlıktan oluşmaktadır: Kanser kayıtçılığı, Kanser Önleme, Kanser Erken Teşhis ve Tarama, Kanser Tedavileri ve son dönem hastalar için Palyatif Bakım Hizmetlerinin güçlendirilmesi. Elbette, yukarıda anlatılan kanser gerçeklerine uygun olarak politikalar üretilmiştir. Bunlar arasında tütün ile mücadele politikamız tüm dünyada takdirle karşılanarak takip edilmektedir. Ayrıca, kanser kontrol programımızın yanı sıra geçtiğimiz yıl hayata geçirilen ulusal obezite kontrol programımız da kanserle mücadele de önemli bir stratejimiz olacaktır. Kanser taramaları ve erken teşhise yönelik yurt genelinde her ilimizde KETEM adı verilen Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim merkezleri kurulmuştur. 2015 yılına kadar tamamlamayı hedeflediğimiz ulusal kanser kontrol programımız ile beraber 2020’li yıllardan sonra kanser artışında dünya genelinde başarılı olmuş bir kaç ülke arasına gireceğimizi düşünmekteyiz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://carlylefixmanorcarenow.org/erkeklerde-en-sik-akciger-kadinlarda-meme-kanseri/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Fazla pirinç riskli</title>
		<link>http://carlylefixmanorcarenow.org/fazla-pirinc-riskli</link>
		<comments>http://carlylefixmanorcarenow.org/fazla-pirinc-riskli#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 29 Mar 2012 05:32:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Fazla]]></category>
		<category><![CDATA[pirinç]]></category>
		<category><![CDATA[riskli]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[Fazla pirinç diyabet riskini artırıyor Uluslararası bir araştırmanın sonucuna göre, düzenli olarak ve fazla miktarda tüketilen pirinç pilavı tip 2 diyabet riskini artırıyor Sonuçları İngiliz tıp dergisi BMJ&#8217;de yayımlanan araştırmada, Dr. Qi Sun başkanlığındaki bilim adamları, Çin, Japonya, ABD ve Avustralya&#8217;dan toplam 350 bin kişinin, 2 ile 22 yıl arasında değişen sürelerde toplanan verilerini analiz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Fazla pirinç diyabet riskini artırıyor</p>
<p>Uluslararası bir araştırmanın sonucuna göre, düzenli olarak ve fazla miktarda tüketilen pirinç pilavı tip 2 diyabet riskini artırıyor</p>
<p><span id="more-84"></span> Sonuçları İngiliz tıp dergisi BMJ&rsquo;de yayımlanan araştırmada, Dr. Qi Sun başkanlığındaki bilim adamları, Çin, Japonya, ABD ve Avustralya&rsquo;dan toplam 350 bin kişinin, 2 ile 22 yıl arasında değişen sürelerde toplanan verilerini analiz etti. </p>
<p> Düzenli ve çok miktarda tüketilen haşlanmış beyaz pirincin tip 2 diyabet hastalığı ihtimalini artırdığını belirten bilim insanları, ek olarak tüketilen her bir porsiyonun (158 gram pişmiş pirinç) diyabet riskini yüzde 11 artırdığını kaydetti.</p>
<p><!--more--> Bilim insanları, pirincin az miktarlarda ve aralıklarla tüketilmesinin ise bu konuda risk yaratmadığını ifade etti.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://carlylefixmanorcarenow.org/fazla-pirinc-riskli/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Wild is the Wind</title>
		<link>http://carlylefixmanorcarenow.org/wild-is-the-wind</link>
		<comments>http://carlylefixmanorcarenow.org/wild-is-the-wind#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 28 Mar 2012 08:57:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[eşi]]></category>
		<category><![CDATA[is]]></category>
		<category><![CDATA[the]]></category>
		<category><![CDATA[Wild]]></category>
		<category><![CDATA[Wind]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[Hayal İncedoğan’dan Wild is the Wind / Rüzgar Yabanidir Amerikan Hastanesi Sanat Galerisi “Operation Room”, 7 Nisan–27 Mayıs 2012 tarihleri arasında, Hayal İncedoğan’ın ilk kişisel sergisi “Wild is the Wind / Rüzgar Yabanidir” adlı sergisine ev sahipliği yapıyor. Hayal İncedoğan, bugüne kadar ağırlıklı olarak tuval resmi olmak üzere, fotoğraf, enstalasyon ve yeni medya gibi farklı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hayal İncedoğan’dan Wild is the Wind / Rüzgar Yabanidir<br />
Amerikan Hastanesi Sanat Galerisi “Operation Room”, 7 Nisan–27 Mayıs 2012 tarihleri arasında, Hayal İncedoğan’ın ilk kişisel sergisi “Wild is the Wind / Rüzgar Yabanidir” adlı sergisine ev sahipliği yapıyor.</p>
<p><span id="more-83"></span><br />
Hayal İncedoğan, bugüne kadar ağırlıklı olarak tuval resmi olmak üzere, fotoğraf, enstalasyon ve yeni medya gibi farklı alanlarda çalışmalar gerçekleştirmiştir. İlk dönem işleri çektiği fotoğraflardaki form ve biçimleri soyutlayarak, motifin güncel yorumları üzerinde deneysel bir dille gelişen non-figüratif çalışmalarla ilerlerken, güncel işleri çoğunlukla büyük ölçekli ve atmosferik tuval resimlerinin yanı sıra farklı malzeme ve teknikleri kullanarak ürettiği karışık teknik -mixed media- çalışmalar olarak ön plana çıkıyor.</p>
<p>Sergi, ismini ve esinini 1957 tarihli “Wild is the Wind” adlı şarkıdan ve şarkının David Bowie ve Nina Simone yorumlarından alıyor. Sergideki çalışmalar, şarkının içine sürüklediği karanlığa, umutsuzluk ve melankoliye eşlik edip, aşkla öldüren, uyuşturan ama bir o kadar da başkaldıran bir ruh halinin korkusuzca peşinden gitmeyi öneriyor.<br />
<!--more--><br />
“Wild is the Wind / Rüzgar Yabanidir” başlıklı sergi Hayal İncedoğan’ın son bir yıl içindeki üretimlerini bir araya getiriyor. Bu sergiyle, duygunun forma nasıl dönüşebileceği üzerine bir araştırmayla gelişen, yeni bir tavır ve teknikle çalışan sanatçı, karşıt duygu durumlarının insan üzerinde bıraktığı izler ve dönüşümler üzerine yoğunlaşıyor. Sergi izleyiciyi, müzik sinema ve edebiyat gibi farklı üretim alanlarından da beslenen tuval resimlerinin yanı sıra enstalasyon ve video çalışmalarının da yer aldığı bir kurguyla karşılıyor. Ayrıca İncedoğan bu sergiyle, günümüz sanatı içinde kolektif ruhun oluşturduğu eklektik detay ve motiflerin kişisel ifade ve yorumlarını gerçekleştirmesiyle, resminin biçimsel sınırlarını zorluyor.</p>
<p>Sergi kapsamında, Fatoş Üstek ve Didem Yazıcı’nın sanatçı ve sergiyle ilgili metinleri ile sanatçının bugüne kadar ürettiği çalışmalardan örneklerin yer aldığı bir katalog yayımlanıyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://carlylefixmanorcarenow.org/wild-is-the-wind/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Eğlenceli konserler Salonda!</title>
		<link>http://carlylefixmanorcarenow.org/eglenceli-konserler-salonda</link>
		<comments>http://carlylefixmanorcarenow.org/eglenceli-konserler-salonda#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 27 Mar 2012 08:23:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eğlenceli]]></category>
		<category><![CDATA[konserler]]></category>
		<category><![CDATA[Salonda!]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[Eğlenceli 3 konser Salonda! Alternatif müziğin renkli isimleriyle hareketli bir hafta, Salon takipçilerini bekliyor. Türkiye’nin başarılı topluluklarından Manga son albümlerinin tanıtım konseri ile 21 Mart Çarşamba, kışkırtıcı sahne performanslarıyla unutulmaz kabarelere imza atan The Tiger Lillies 23 Mart Cuma, 80’li yılların ünlü pop-caz topluluğu Matt Bianco 24 Mart Cumartesi geceleri Salon’a konuk olacak. Türkiye alternatif [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Eğlenceli 3 konser Salonda!<br />
Alternatif müziğin renkli isimleriyle hareketli bir hafta, Salon takipçilerini bekliyor.</p>
<p><span id="more-82"></span>Türkiye’nin başarılı topluluklarından Manga son albümlerinin tanıtım konseri ile 21 Mart Çarşamba, kışkırtıcı sahne performanslarıyla unutulmaz kabarelere imza atan The Tiger Lillies 23 Mart Cuma, 80’li yılların ünlü pop-caz topluluğu Matt Bianco 24 Mart Cumartesi geceleri Salon’a konuk olacak.</p>
<p>Türkiye alternatif müzik sahnesinin en başarılı topluluklarından Manga üçüncü stüdyo albümünün lansman konseriyle ilk defa Salon’da<br />
<!--more--><br />
Çalışmaları merakla takip edilen topluluk Manga, üçüncü stüdyo albümü E-akustik’in ilk İstanbul konseri ile muzikicinefes.com sponsorluğunda, 21 Mart Çarşamba gecesi saat 21.30’da Salon’da! Prodüktörlüğünü ekipten Yağmur Sarıgül’ün üstlendiği, elektrikli akustik olarak tanımlanan ve tüm enstrümanların canlı kaydedildiği, ancak elektronik sesler de barındıran yeni Manga albümü E-akustik, üçü yepyeni toplam on iki şarkıdan oluşuyor.</p>
<p>2001&rsquo;de ilk besteleri Kal Yanımda ile Sing Your Song yarışmasında ikincilik kazanarak yola başlayan Ankaralı topluluk Manga’nın 2004’te yayımlanan ilk albümü maNga, 180 bini aşan albüm satışıyla topluluğa Altın Plak ödülünü getirmişti. İkinci albüm, Şehr-i Hüzün 2009 yılında piyasaya çıktı. 2009 MTV Avrupa Müzik Ödülleri&rsquo;nde &quot;Avrupa&rsquo;nın En iyi Sanatçısı&quot; seçildiler. 2010&rsquo;da “We Could Be The Same” şarkısıyla Eurovision şarkı yarışmasında ikinci oldular.<br />
<!--more--><br />
Vokalde Ferman Akgül, gitarda Yağmur, Sarıgül, davulda Özgür Can Öney, basgitarda Cem Bahtiyar ve plakçalarda Efe Yılmaz’dan oluşan Manga’nın yeni albüm tanıtım konseri için sınırlı sayıda bilet satışı yapılıyor. Biletler, 50 TL üzerinden temin edilebilir.</p>
<p>Kışkırtıcı bir şölen, teatral bir müzik kutusu: The Tiger Lillies<br />
<!--more--><br />
Salon, 23 Mart Cuma akşamı, çingene müziği ve operayı alışılmadık ve alaycı tarzlarıyla birleştiren grup The Tiger Lillies’i ağırlayacak. Sahnedeki teatral performanslarıyla ünlü The Tiger Lillies, aykırı insanların ve “kaybedenler”in şarkılarını baştan çıkaran bir enerji ve tutkuyla seslendiriyor. Birçok müzisyenin beğenisini kazanmış olan The Tiger Lillies&rsquo;in tarifi güç performansını herkes kendi gözleriyle görmeli.</p>
<p>1989’dan bu yana 19 stüdyo albümü yayımlayan The Tiger Lillies usta müzisyenlerden oluşuyor. Akordeonu ve etkileyici sesiyle Martyn Jacques’a, David Byrne’ün &quot;davulun James Joyce&rsquo;u&quot; olarak tanımladığı Adrian Hughes oyuncaklar ve mutfak gereçleri gibi vurmalı çalgılarıyla, Adrian Stout ise kontrbas, müzikal testere ve tereminiyle eşlik ediyor.<br />
<!--more--><br />
The Tiger Lillies konserini, özellikle 2010 yılının Şubat ayında yine Salon’da verdikleri unutulmaz konsere gelemeyenler kaçırmasın! 23 Mart Cuma akşamı saat 22.30’da başlayacak konserin biletleri 40 TL ve 25 TL (öğrenci) üzerinden temin edilebilir.</p>
<p><!--more-->İngiliz pop-caz topluluğunun başarılı isimlerinden Matt Bianco Bu Cumartesi Salon’da</p>
<p>&quot;Get Out Of Your Lazy Bed&quot; ve &quot;Half a Minute&quot; gibi hit şarkılarıyla tanınan ve özellikle 80’li yıllardaki başarılı çalışmalarıyla caz pop türünün önde gelen gruplarından biri olan Matt Bianco, 24 Mart Cumartesi gecesi, saat 22.30’da Salon’da müzikseverlerle buluşacak. Özellikle 2000’li yıllarda yeni albüm ve hit’leri ile tekrar gündeme gelmeyi başaran topluluk, dinleyicilere enerjik ve eğlence dolu bir gece yaşatacak.</p>
<p><!--more-->1983 yılındaki kuruluşundan bu yana yeni pop-caz türünün diğer temsilcilerinden Working Week, Sade, Everything but the Girl ve The Style Council gibi topluluklarla aynı sahneyi paylaşan Matt Bianco bossa nova’yı pop ve cazla birleştirerek türünün öncü gruplarından biri kabul ediliyor. Kariyerleri boyunca birçok albüme imza atan grubun son albümü HiFi Bossanova 2009 yılında çıktı. Tüm hit şarkılarını 2011 yılında çıkardıkları Sunshine Days isimli albümlerinde topladılar. Mark Reilly, yeni albümün 2012’de piyasaya çıkaracağının müjdesini duyurdu.</p>
<p>Topluluğun performansları sırasında, vokaldeki Mark Reilly’ye, keyboard’da Mark Fisher, davulda Tony Mason, basta Nick Cohen, gitarda Tony Remy, saksafon ve flütte Andrew Ross, trompette Simon Finch ve geri vokallerde Hazel Sim ile Weston Foster’dan oluşan kalabalık ekip eşlik ediyor.</p>
<p><!--more-->Öncesi ve sonrasında Joy FM DJ Sessions’ın yer alacağı Matt Bianco konserinin biletleri 40 TL ve 25 TL (öğrenci) üzerinden temin edilebilir.</p>
<p> Önemli Duyuru :<br />
The Civil Wars konseri 7 Aralılk Cuma gecesine ertelendi<br />
<!--more--><br />
Salon’da 4 Nisan Çarşamba gecesi gerçekleştirileceği duyurulan The Civil Wars konseri, grup üyelerinden Joy Williams&rsquo;ın ailesindeki ciddi bir sağlık sorunu nedeniyle 7 Aralık Cuma tarihine ertelendi.</p>
<p>The Civil Wars konserinin 4 Nisan 2012 tarihli biletleri, 7 Aralık 2012 tarihinde gerçekleştirilecek konser için de geçerli olacak. Tarih değişikliği nedeniyle biletlerini iade etmek isteyen izleyiciler,<br />
<!--more--><br />
30 Nisan tarihine kadar, biletleriyle birlikte satın alımı gerçekleştirdikleri gişeye (İKSV’den alanlar İKSV’ye ve Biletix’ten alanlar Biletix’e) başvurabilir.</p>
<p><!--more-->Salon gişesi pazar günleri hariç her gün 10.00–18.00 saatleri arasında ve etkinlik günlerinde etkinlik başlayana kadar açık. Tüm bilet alımlarında kredi kartı geçerlidir. Lale Kart sahipleri bilet alımlarında %25’e varan özel indirimlerden yararlanabilirler. Salon programı hakkında ayrıntılı bilgi için www.saloniksv.com adresi ziyaret edilebilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://carlylefixmanorcarenow.org/eglenceli-konserler-salonda/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Evde Yoklar</title>
		<link>http://carlylefixmanorcarenow.org/evde-yoklar</link>
		<comments>http://carlylefixmanorcarenow.org/evde-yoklar#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 27 Mar 2012 08:15:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Evde]]></category>
		<category><![CDATA[Yoklar]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[Güvenç Dağüstün çift heyecan yaşatacak! Güçlü yorumcu Güvenç Dağüstün, “Evde Yoklar” albümünde bulunan 9 parçayı ilk kez 29 Mart 2012, Perşembe akşamı saat 21:00’de Beyoğlu Mayotte’da gerçekleşecek konser ile canlı seslendirecek. Konserde müzikseverleri bekleyen bir de süpriz var; Dağüstün’ün Selçuk Yöntem, Pascal Nouma, Tuna Kiremitçi gibi isimlerle rol aldığı, albümünün 2. klibi “Sevdanın Yolları” da [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Güvenç Dağüstün çift heyecan yaşatacak!<br />
Güçlü yorumcu Güvenç Dağüstün, “Evde Yoklar” albümünde bulunan 9 parçayı ilk kez 29 Mart 2012, Perşembe akşamı saat 21:00’de Beyoğlu Mayotte’da gerçekleşecek konser ile canlı seslendirecek.</p>
<p><span id="more-81"></span><br />
Konserde müzikseverleri bekleyen bir de süpriz var; Dağüstün’ün Selçuk Yöntem, Pascal Nouma, Tuna Kiremitçi gibi isimlerle rol aldığı, albümünün 2. klibi “Sevdanın Yolları” da ilk kez konseri izlemeye gelenler tarafından izlenebilecek.</p>
<p><!--more-->Fazıl Say’ın bestelediği “Nazım Oratoryosu”nda solist olarak görev alan ve müzik severlerin hayranlığını kazanan Güvenç Dağüstün’ün, tekniği ve sesiyle hayranlarını heyecanlandıran “Evde Yoklar” albümünün tanıtım konseri için geri sayıma başlandı. Dağüstün’ün ilk solo albümünün prodüktörlüğünü kendisiyle birlikte, Cihan Sezer üstleniyor. İsmini 1993 yılında Sivas Katliamı’nda kaybettiğimiz şair Metin Altıok’un şiirinden alan albümde, aynı adlı eserin de aralarında bulunduğu toplam 9 şarkı yer alıyor. Cihan Sezer Müzik Prodüksiyon etiketiyle piyasaya çıkarılan albümdeki sekiz şarkının düzenlemesi Cihan Sezer’e, bir şarkınınki ise Nurkan Renda’ya ait. “Mix”ini İlker Yetimaslan’ın gerçekleştirdiği albümün “mastering”i Analog Dimensions (Slovakya) tarafından yapıldı.</p>
<p>Konser ile beraber aynı zamanda; sözü ve müziği Zafer Cımbıl&rsquo;a, düzenlemesi Cihan Sezer&rsquo;e ait olan &quot;Sevdanın Yolları&quot; klibi de konserde gösterilecek.  Selçuk Yöntem, Pascal Nouma, Derya Alabora, Yetkin Dikinciler, Levent Can, Mehmet Esen, Tuna Kiremitçi, Ebru Güzel, Zeynep Altıok Akatlı, Tuğçe Kadıoğlu, Nedim Çığıraç, Ferah Aydın, Tülay Bediz, Gülsün Sami, Zihni Şardağ, Cengizhan Yeldan, Eti Motola, Ercan Doğan ve Eyüphan Erkul gibi ünlü isimlerin rol aldığı, bir kısmı Hayat Cihangir ‘de bir kısmı da Büyükada’da çekilen ve merakla beklenen klip bu konser ile Dağüstün’ün sevenleri tarafından izlenebilecek. Güvenç’in sevenlerini klipte bekleyen küçük sürpriz ise Güvenç’in sevimli köpeği Kiraz’ında klipte yer alıyor olması. Genel yönetmenliğinde Uğur Yağcıoğlu&rsquo;nun olduğu klip Galatasaray İTM öğrencileri Özgür Yersüren,  Çağrı Ulaş Erdemir, Büşra Hilal Çağçağoğlu, Erdem Akyer ve Esra Ermiş tarafından çekildi.</p>
<p><!--more--><br />
Kontrtenordan baritona uzanan ses aralığıyla operadan caza, birçok eseri seslendiren yetenekli sanatçı Güvenç Dağüstün; opera sanatçısı kimliğinin dışına çıkarak oluşturduğu, 9 şarkının yer aldığı albümünün konseri ve ikinci klibi “Sevdanın Yolları”  ile 29 Mart 2012, Perşembe akşamı saat 21:00’de Mayotte’da sevenleriyle buluşmaya hazırlanıyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://carlylefixmanorcarenow.org/evde-yoklar/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kepçe kulak için ideal yaş 13</title>
		<link>http://carlylefixmanorcarenow.org/kepce-kulak-icin-ideal-yas-13----</link>
		<comments>http://carlylefixmanorcarenow.org/kepce-kulak-icin-ideal-yas-13----#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 Mar 2012 05:46:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[13]]></category>
		<category><![CDATA[ideal]]></category>
		<category><![CDATA[Kepçe]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[Kepçe kulak için acele etmeyin En sık rastlanan kulak şekli bozukluklarının başında halk arasında “kepçe kulak” olarak da tabir edilen “yelken kulak” görünümü geliyor. Özellikle böyle bir sorunu olan ailelerin en çok merak ettiği konuların başında ise düzeltme ameliyatlarının ne zaman yapılabileceği bulunuyor. Kepçe kulak sorunu ile ilgili olarak bilgi veren Anadolu Sağlık Merkezi Kulak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kepçe kulak için acele etmeyin</p>
<p>En sık rastlanan kulak şekli bozukluklarının başında halk arasında “kepçe kulak” olarak da tabir edilen “yelken kulak” görünümü geliyor.<br />
<span id="more-80"></span></p>
<p>Özellikle böyle bir sorunu olan ailelerin en çok merak ettiği konuların başında ise düzeltme ameliyatlarının ne zaman yapılabileceği bulunuyor.<br />
<!--more--></p>
<p>Kepçe kulak sorunu ile ilgili olarak bilgi veren Anadolu Sağlık Merkezi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Sertaç Yetişer, böyle bir durumda kulak kepçesi kıkırdağının fazla geliştiğini ve kulak kıvrımlarının düzleşerek silindiğini anlatıyor. Bu kişilerde kulak kepçesi ile kafa arasında 30 derecenin altında olması gereken açı da 40 derecenin üzerine çıkıyor.<br />
<!--more--></p>
<p>Kulağında bu tür şekil bozukluğu olan herkese otoplasti yani kulak estetiği uygulanabileceğini söyleyen Prof. Dr. Sertaç Yetişer, sözlerine şöyle devam ediyor: “Otoplastinin amacı doğal görünümlü kulak kepçesi elde etmektir. Operasyon sırasında özel sütür tekniği ile yeni kulak kepçesi görünümü oluşturulur. Operasyondan sonraki bir hafta içinde kulak kepçesi ideal görünümüne ulaşır.”<br />
<!--more--></p>
<p>İDEAL YAŞ 13<br />
<!--more--></p>
<p>Kepçe kulağın kısmen kalıtımsal bir şekilde aileden de geçebildiğini belirten Prof. Dr. Yetişer, bu operasyonun uygulanabileceği en ideal yaşın kulak kepçesi gelişiminin, erişkin ölçüsünün neredeyse yüzde 60’ına ulaştığı 13-14 yaş civarında olduğunu vurguluyor. Kulak kepçesindeki şekil bozukluğunun çocuklar arasında alay konusu olması nedeniyle operasyon daha erken yaşlara da çekilebilir ancak bu cerrahi işlem bakım ve takip zorlukları nedeniyle 6 yaşından küçük çocuklara önerilmiyor.<br />
<!--more--></p>
<p>Kepçe kulağın izole ya da kulaktaki diğer anomalilerle beraber de olabileceğini belirten Prof. Dr. Yetişer, ancak kozmetik kaygılar dışında başka bir hastalığa yol açmayacağını söylüyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://carlylefixmanorcarenow.org/kepce-kulak-icin-ideal-yas-13----/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

